Geleneksel kurumsal altyapılarda sanallaştırma ve konteyner teknolojileri uzun süredir ayrı silolarda yönetilmektedir. Ancak modern BT operasyonlarında bulut geçişi stratejileri, sistemleri yalnızca mevcut haliyle yeni bir ortama kopyalayan doğrudan taşıma (lift and shift) yaklaşımının ötesine geçmeyi gerektirmektedir. Açık kaynaklı bir teknoloji olan KubeVirt, sanal makineler (virtual machines) ile konteyner tabanlı modern iş yüklerini aynı Kubernetes kümesi üzerinde birleştirerek altyapıyı hem taşımayı hem de eş zamanlı olarak modernize etmeyi mümkün kılmaktadır.
Doğrudan Taşıma Yaklaşımı Neden Yetersiz Kalıyor?
Kurumlar mevcut sanallaştırma platformlarındaki iş yüklerini taşımak istediklerinde sıklıkla iki uç seçenekle karşılaşır: Uygulamaları baştan yazarak bulut yerel (cloud native) mimariye dönüştürmek ya da mevcut sanal makineleri hiç dokunmadan farklı bir hipervizöre veya bulut altyapısına kopyalamak. İlk seçenek yüksek maliyet, zaman ve geliştirici kaynağı gerektirirken; ikinci seçenek olan doğrudan taşıma yöntemi, eski mimarinin verimsizliklerini ve yönetimsel zorluklarını yeni platforma aynen aktarır.
Sonuç olarak ekipler, altyapı modernizasyonu hedefiyle yola çıkıp aynı operasyonel yüklerle ve iki ayrı yönetim katmanıyla çalışmaya devam eder. Sanal makinelerin ayrı bir hipervizörde, modern mikroservislerin ise ayrı bir konteyner düzenleme (container orchestration) ortamında çalışması; ağ, depolama, güvenlik ve gözlemlenebilirlik araçlarının mükerrer biçimde yapılandırılmasına yol açar.

